Ana Sayfa » Diyarbakır

Diyarbakır Diyarbakır Surları Diyarbakır İlçeleri Diyarbakır Cami Kilise ve Sinagogları Diyarbakır Çayönü Efsane Diyarbakır Haritası

Diyarbakır » Diyarbakır Surları

Diyarbakır surlarının uydu görüntüsüne dikkatli bakılınca KALKAN BALIĞI formunda olduğu anlaşılır. Rivayete göre bu form, Diyarbakır'ın SU ile yok olacağının delili sayılmaktadır. DİYARBAKIR KALESİ (Diyarbakır’da kale içinde yaşayanların "beden" diye adlandırdıkları) (Surlar): Çevresinin uzunluğu ve burçların büyüklüğü ve yüksekliği itibariyle dünyanın en büyük kalesidir. Dış kale ve Dış kalenin kuzeydoğu köşesinde ayrı bir sur ile çevrili iç kale olmak üzere iki ana kısımdan meydana gelmiştir.
Dış kale surları'nı dışarıdan "ikinci bir sur" çevrilmişti. Bu ön surun da yapıldığı, iki sur arasında geniş ve derin bir hendek vardır. Bu hendek de su bulunduğu kayıtlardan anlaşılmaktadır. Bu dış surların izleri yer yer görülmektedir.
Kalenin İlk yapılış tarihi bilinmemekte, ilk surların M.Ö. 3000 yıllarında şehrin hakimi olan Huriler tarafından yapıldığı sanılmaktadır, ancak M.S. 349 yılında Roma İmparatoru II. Constantinus (Konstantinos) tarafından genişletilerek bazı kısımları onarılmıştır. Bugünkü şeklini büyük imparator Justinianus tarafından yaptırılan onarımla almıştır.
Surların tamamı, kalkan balığı şeklindedir. Balığın baş kısmı iç kale'ye, kuyruk kısmı ise güneybatı kesimindeki yedikardeş ve evlibeden burçlarının olduğu yere uyar.
Diyarbakır surları'nın yapımında şehrin batısında bulunan eski yanardağ Karacadağ'dan akan kalın gri-siyah bazalt taşı bölgenin temel yapı malzemesi) kullanılmıştır.
Kalenin yapıldığı bölge, muhtemelen gerek dicle vadisine gerek Diyarbakır düzlüğüne hakim en stratejik yer olarak seçilmiştir. İç kale, surların fiskayası denilen kuzeydoğu ucundadır.
Surlar dört ana kapı (kuzeyde dağkapı (harput kapısı), batıda urfakapı (rum veya halep kapısı), güneyde mardinkapı (tell kapısı), doğuda yenikapı (dicle veya su kapısı)) ve birçok kapı ile dışarıya açılır. kapılar demirden yapılmıştır, çok sağlam ve gösterişlidir. günümüzde dağkapı ve urfakapı onarılmıştır ve iyi durumdadır. mardinkapı ve yenikapı ise çok harap durumdadır. daha sonraki yıllar surlarda bazı kapılar daha açılmış (çiftkapı, tekkapı gibi) veya surlar yer yer yıkılarak geçişler sağlanmıştır.

Sur duvarların yüksekliği 12 metre, genişliği 3-5 metre, uzunluğu ise 5 kilometreden fazladır. Dış kalenin içindeki alanın boyutları 1700-1300 metredir. Ve dış kale surların üzerinde 82 burç vardır. Burçlar çoğunlukla yuvarlaktır, ancak dört ve altı köşeli olanlar da vardır. Ben-u sen ve dicle vadisine bakan kesimde daha çok dörtgen burçlar bulunur. Savaşların en çok cereyan ettiği dağkapı ile urfakapı arasındaki düz alana bakan bölümde burçlar genellikle yuvarlak, daha sık, daha sağlam ve daha büyüktür. Bu kesimde burçlar arasındaki mesafe kısadır, aralarda takviye vardır. Mardinkapı - Yenikapı arasındaki surlar yalçın kayalar üzerine kurulmuştur, daha alçak ve daha seyrektir. Burçların çoğunlukla iki katlı, bazıları 3-4 katlıdır. Alt katlar depo ve ambar, üst katlar ise askeri amaçlar için kullanılmıştır.
İçkale'yi saran surlar Kanuni Sultan Süleyman zamanında yeniden gözden geçirilmiş ve genişletilmiştir. Bu surlarda 16 burç vardır. Burçlar, dört, altı ve sekiz köşelidir. günümüze kadar iyi korunmuş olarak gelmişlerdir. Bu surlar üzerinde "Kanunî Kitabesi" bulunmaktadır.
İç kale'de 4 kapı bulunur. kapılar, saray kapısı, küpeli kapısı, oğrun kapısı (gizli kapı) ve fetih kapısı'dır. bunlardan saray ve küpeli kapısı şehir içine, diğer ikisi ise şehir dışına açılır.
Bugün dahi özelliğini kaybetmeyen çok görkemli keçi, yedikardeşler, evlibeden (ben-u sen), nur, Kralkızı, fındık, mervani, akrepburçları en iyi bilinenlerdir.

Sur ve burçların hemen hemen hepsi çeşitli devir ve medeniyetleri yansıtan kitabeler, birçok uygarlık kendi döneminde yeni burçlar, kitabeler ve süslemeler, motiflerle surlara kendi imzalarını atmışlardır. Özellikle Romalılar, Bizanslılar, Abbasiler, Mervaniler, Selçuklular, İnal oğulları, Nisan oğulları, Artukoğulları, Eyyubiler, Akkoyunlular ve Osmanlılar'dan günümüze kadar gelen birçok kıymetli burç, kitabe ve kabartmalar bulunmaktadır.
Asma ve kabartma motiflerle, çeşitli yazıtlar, meyve ve tahıl motifleri, silah şekilleri, güneş ve yıldız sembolleri, gamalı haç, kaplan, boğa, çift başlı kartal, akrep ve at, bazalt taşlar üzerine işlenmiş kabartmaları bulunmaktadır. Özellikle Urfakapı ve Dağkapı çevresinde eşsiz kitabe ve motifler bulunmaktadır.

× Facebook'ta Paylaş -
twit